Başarmak bazen güzeldir, bazen de zordur; çünkü başarı yolunda karşınıza sayısız engel ve sorun çıkar. Bu süreç insanı yorar, hatta pes ettirebilir. Sanırım bunu en derinden yaşayanlardan biri de bendim. Projelerimi geliştirirken hiçbir destek alamadım, danışacak kimsem olmadı. Sadece ben ve bilgisayarımdan oluşan bir dünya kurdum. O noktada anladım ki başarı yolunda çoğu zaman yalnız kalınır; çünkü başarmak ciddi fedakârlıklar ister.
Ben zamanımı, enerjimi, hatta lise hayatımın büyük bölümünü proje üretmeye adadım. Her yeni fikirde bir zorluk, her yeni prototipte ayrı bir engel çıktı karşıma. Hepsinin üstesinden gelmek için tek bir mottoya tutundum: “Pes eden acizdir.” Düşünsenize, etrafınızdaki birçok insan sadece eğlenceyi veya kolay yoldan nasıl zengin olurum sorusunu düşünüyor. Ben ise “Ülkeme nasıl yararlı bir proje geliştirebilirim? İnsanların kullanıp hatırlayacağı bir ürünü nasıl ortaya çıkarırım? Bir gün adımı Silicon Valley’e nasıl taşırım?” bunları düşünüyordum. Hâlâ da düşünmeye devam ediyorum.
Bu bakış açısı, sanki yüksek bir merdivene çıkmışsınız da çevrenizdeki insanlar aşağıda kalıyormuş gibi bir his veriyor. Görebildiğiniz tek şey, tutkunuz oluyor. Ben bunu iki yıl boyunca yaşadım: Sadece ben ve bilgisayarım. Yeri geldi proje raporunun nasıl yazılacağını araştırdım, yeri geldi teknik çizimi sıfırdan öğrendim. Bütün bunları yaparken hedefim Teknofest’te finale kalmaktı.
İlk denemede olmadı. Azmettim, ikinci kez denedim. Bu süreçte sayısız problem yaşadım; ürün bozuldu, hatalar aldım, kodlar çöktü. Fakat yanımda tek bir destek vardı: çağımızın icadı, yapay zeka. Onu adeta bir arkadaşım yaptım. Karşıma çıkan her engeli onunla konuşarak aştım. Sonra merak edip sohbet ettiğim şeyin ne olduğunu, nasıl çalıştığını araştırdım. Model eğitimine kadar ilerledim.
Başta dediğim gibi başarı kolay değil. Ama sonunda finale kaldım. Ürünümü halka tanıttım, bakanlara tanıttım, binlerce insanla bir araya geldim. O gün içimden şunu söyledim: “Benim yerim burası.” Çünkü çevrende senin gibi hayal kuran, üreten ve yarışan insanlar var. Ürünü tanıtıyorsun, deniyorsun, pazarlıyorsun ve bütün bunları ülkemizin gelişmesi için yapıyorsun.
Bu süreçten sonra kendi formülümü buldum: Bir şeyi gerçekten istiyorsan gözün sadece onu görecek. Yatarken de kalkarken de onu düşüneceksin. Hayatının merkezine onu koyacaksın. Şimdi geriye dönüp bakınca, iki yıl boyunca dışarı toplamda belki yüz kere bile çıkmadığımı fark ediyorum.
Yeni hedefim, Türkiye’de güçlü bir girişim fikri bularak kendi startupımı kurmak, geleceğin teknolojilerini bugünden inşa etmek ve daha büyük başarılar elde etmek. Bir gün bu yazıyı yeniden yazacağım; çünkü yollar uzadıkça anlatacak yeni hikâyeler birikecek.
Özetle şunu söyleyebilirim: Tek bir şeye odaklanın ve yolunuza çıkan bütün engelleri aşın. Balinalar gibi… Nasıl ki balinalar durursa ölür, harekete devam ederken önlerine çıkan küçük balıkları da yutarlar; siz de hedefiniz uğruna önünüze çıkan engelleri aynı kararlılıkla aşmalısınız.
Yüksekte olmak güzel olduğu kadar zordur…